ANA SAYFA
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
BİLİM&TEKNOLOJİ
KÜLTÜR&SANAT
MAGAZİN
EKONOMİ
HAKEM KURULLARI
Tüketiciye tanınan üçüncü hak ise,şikayetlerin kısa süre içinde ve amacına uygun tarzda çözümlenmesidir.Kanun il ve ilçe merkezlerinde "HAKEM KURUMLARI"oluşturmak suretiyle tüketici ile şikayetlerinin çözüme kavuşturulmasına ön görülmüştür.Bu heyetler,Sanayi ve Ticaret İl Müdürü ile Belediye Temsilcisi,Baro Temsilcisi,Ticaret ve Sanayi Odasıyla,Esnaf ve Sanatkar Odalarının görevlendireceği temsilci ve tüketici örgütlerinin seçenekleri bir üye olmak üzere 5kişiden oluşmaktadır.Bu heyetlerin görevi yasada belirtilen tüketici hakları ile ilgili olarak yapılan başvuruları inceleyip karara bağlamaktır.Bu heyetlerin vereceği kararlar tüketici mahkemeleri için bir delil niteliğindedir.Bunun yanında tüketici mahkemeleri kurulması da öngörülmüştür. Bu mahkemeler ile tüketiciye,genel yargı dışında daha kolay ve hızlı bir şekilde hakkını arama  imkanı verilmektedir. Kanun tüketicilerinin yanında bazı hallerde tüketici örgütlerine dahi toplum adına dava açma yetkisi tanımaktadır.Bu da genelde tüketici niteliğinde olan toplum için hak aramak konusunda getirilmiş önemli bir kolaylıktır.
TÜKETİCİ EĞİTİMİ
Kanunda öngörülen bir diğer hak ise tüketicinin eğitilmesi ve aydınlatılmasıdır.20.maddesinde tüketicinin eğitilmesi ve aydınlatılması için kitap,mecmua ve broşür çıkarılması,radyo ve televizyon programları düzenlenmesi esas olarak kabul olmuştur.Bu konudaki çalışmaların da tüketici konseyinin önerisi üzerine Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca yürütüleceği belirlenmiştir.Ayrıca tüketicinin eğitilmesi konusunda her derecedeki okulların ders programlarına Milli Eğitim Bakanlığı'nca ilaveler yapılacaktır.Yani bir anlamda,tüketici küçük yaştan itibaren eğitilecek ve böylece haklarını bilen,bu konuda yeterli bilince ulaşan yeni bir neslin yetiştirilmesi planlanmış ve kararlaştırılmış olmaktır.Yukarıda belirttiğim gibi,yasalarda tüketici haklarını tespit etmek ve bu konuda hükümler getirmek yeterli olmamaktadır.Önemli olan toplumu oluşturan fertlerin bu haklarını bilmesi ve gerektiğinde kullanmasıdır.Bu nedenle her konuda olduğu gibi tüketici haklarının korunmasında da olayın eğitim yönünü en safhayı oluşturmaktadır.
TÜKETİCİ KONSEYİ
Kanunun tüketiciler için gerektirdiği bir diğer yenilik ise,tüketicinin dinlenmesi,tüketim ile ilgili konularda görüşünün alınmasıdır.Bu çağdaş demokrasinin güzel bir örneğidir.Bunun sağlamak için tüketici konseyinin kurulması kararlaştırılmıştır.Konseyin görevi,tüketici sorunlarını,ihtiyaçlarını ve çıkarlarını araştırmak ve sorunların tüketici lehine çözümlenmesi için alınacak tedbirleri tespit etmektir.Konseyin yukarıda belirtilen konulardaki görüşleri ilgili mercilere Sanayi ve Ticaret Bakanlığı kanalıyla ulaştırılacaktır.Konsey muhtelif bakanlıklar,kamu kurumları ve tüketici örgütleri temsilcilerinden oluşmaktadır.     Olayın demokratik yönü kamu kurum ve kuruluşlarından gelen temsilciler sayısının,konseyin toplam üye sayısının %50'sinden fazla olamayacağıdır.Yani verilen kararlarda oyların çoğunluğu tüketici örgütleri temsilcilerine ait olacaktır.Bu da,halkın kendisini ilgilendiren konularda karar verme hakkının kullanılmasının güzel bir örneğidir.
  Kanun,konseyin yılda bir kez toplanacağını ve tüketici ile ilgili konularda görüşünün alınması gerektiğini hükme bağlamıştır.
Başlangıçtan beri anlatmaya çalıştığım 4077 sayılı"Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun"bazı noksanlıklarıyla birlikte çağdaş demokrasi anlayışını yansıtan niceliktir.Bu yönü ile Avrupa'daki benzerlerinden büyük farkı yoktur.Bundan sonra önemli olan bu bilinci topluma yaymak ve yasanın en iyi şeklinde uygulanmasını sağlamaktır.
  Bu konuda üniversitelerde,üzerine düşen görevi yerine getirmelidir.İlgili fakültelerde"Tüketim Hukuku"eğitim programlarına alınmalı ve klasik dersler içinde yer bulunmalıdır.İlköğretimden itibaren başlayan ve yüksek öğrenimde de devam eden okul içi eğitime yaygın eğitim kurumlarının yapacakları katkıda düşünüldüğünde ileride tüketici bilincine ulaşan ve halkını arama özgürlüğünden vazgeçmeyen bir topluma ulaşmamız mümkün olacaktır.


Ticari işlemlerin her geçen gün hızla geliştiği bu günkü toplumlarda , en önemli sorunlardan birini tüketicinin korunması konusu oluşturmaktadır.Zira piyasaya çok değişik markalarda ve farklı isimlerde pazarlanan çeşitli mallar içinde sağlığa zararlı olanlar yanında üretim hatalarını  taşıyanlarda bulunmaktadır. Bunun yanında tüketicinin her türlü kötü karşıda korunması gerekmektedir.Kendini toplumun bütün kesimlerine karşı kendini sorumlu hisseden ve özellikle insanlara tanınan her türlü hakkın savunması ve korunması gerektiğine inanan tüketici haklarının korunması uzun yıllar önce gündeme getirilerek çözümlenmiştir.
ABD 'de DURUM
Bu konuda ilk adımlar 60'lı yıllarda Amerika Birleşik Devletlerin'de atılmıştır.O günlerde Başkan olan Kennedy döneminde yapılan çalışmalar ile tüketicilerin beş ana başlık altında toplanabilen hakları koruma altına alışmıştır.Bunlar,tüketicinin ekonomik çıkarlarını koruma hakkı,sağlık ve güvenliğini koruma hakkı,şikayetleri kısa sürede çözüme kavuşturma,tüketicinin aydınlatılması ve eğitilmesi ile tüketim hukukunun düzenlenmesi olarak belirtilebilir.
AVRUPA'daki GELİŞMELER
Amerika'dan sonra bu konu 70'li yıllardan Avrupa'nın gündemine girmiştir.Avrupa Birliği'ne üye olan ülkeler ile Avrupa Konseyi'ne katılan ülkelerde tüketici hakları güvence altına alınmıştır ve bu konuda hukuki düzenlenmeler yapılmıştır.Bu çalışmaların 80'li yılların ortalarında tamamlandığını belirtmek mümkündür.Avrupa'nın farklı ülkelerinde kendilerine haz hukuki düzenlemeler yapılmış olmakla birlikte gelende bunların içerik ve amaç olarak benzer nitelikte oldukları anlaşılmaktadır.
ÜLKEMİZDEKİ DÜZENLEME
Dünyanın değişik ülkelerinde bu gelişmeler olurken ülkemizde de ancak 90'lı yılları ortalarında tüketici haklarının yasa ile güvence altına alınması sağlana bilmiştir.1995 yılında çıkarılan 4077 sayılı kanun ile tüketicilerin hakları tespit olunmuştur,bunların korunması ile ilgili yasal düzenlenmeler yapılmıştır.Bu yasayı incelediğimizde ABD'de olduğu gibi tüketici haklarının genelde 5 ana başlık altında toplandığını ve bunlarla ilgili esasların düzenlendiğini görüyoruz.Bu hakları ve bunlarla ilgili düzenlemeleri şu şekilde özetlemek mümkündür.
TÜKETİCİ  HAKLARI
Tüketicilere sağlanan hakların ilk sırasını,sağlık ve güvenliğin korunması teşkil etmekdedir.Yasada gerek besin maddeleri gerekse ilaçlar bakımından farklı düzenlemeler yapılmıştır.4077 sayılı yasa,tüketicinin sağlık güvenliğini yönünden iki önemli çözüm getirmiştir.Bunlardan birincisi,tehlikeli ve zararlı mallara karşı tüketicinin korunmasıdır.İkincisi ise çeşitli nedenlerle bozulan malların sebep olduğu zararlara karşı tüketicinin sağlık ve güvenliğinin güvence altına alınmasıdır.Uygulamada karşılaşılan sorunlar daha ziyade ikinci gurup önlemlerden kaynaklanmaktadır.Bu konuda alınan önlemler hukuki anlayış yanında sanayi kesimi ile birlikte tüketici yönünden de amacına uygun bir çözüm getirmektedir.
                         
AYIPLI MAL VE HİZMETLER
Bu kanun ile tüketicilere ikinci hak ise,ekonomik çıkarların korumasıdır.Bana göre bu önlem tüketicileri ilgilendirmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.Kanunun dördüncü maddesi ile"Ayıplı Mal ve Hizmetler"tarif edilmiş ve bunların belirli esaslara göre teslim alındığı
günden itibaren 15 gün içinde iade edilmek suretiyle değiştirebileceği esasa bağlanmıştır.Bunun yanında tüketiciye karşı garanti sorumluluğunun
kapsamın da genişletilmiştir.Satın alınan maldaki veya hizmetlerdeki eksiklik,bozukluk ve ayıplara karşı garanti hükümlülüğü sadece satanlara ait olmayıp üretenlere ve hizmet verenlere de teşmil edilmiştir.Yani ayıplı malın sorunlara çoğaltılmış ve böylece tüketici hakları garanti altına alınmıştır.Burada önemli olan husus tüketicinin satın aldıkları ayıplı mal ve hizmetleri satıcı firmaya iade etme hakkına sahip oldukları bilincine ulaşmaları ve bu haklarını noksansız olarak kullanmalarıdır.Kanunu satılan   malın ayıbının gizli bir olması veya hile ile gizlenmesi halinde iade için tüketiciye 15 günlük sınır getirmemiş ve böylece bu tür malların her zaman    iade etme hakkını tanımıştır.Bu nedenle tüketicinin bu bilince ulaşması ve hakkını ve kullanması gerekmektedir. Bu dışında,taksitli satışlarda,kapı-dan satışlarda,kampanyalı satışlarda ve tüketici kredileri ile satıştan kaşınma konularında tüketici lehine düzenlemeler bulunmaktadır.Kanunda 1997 yılında yapılan ek düzenlemeler ile süreli yayınlar ve bu konuda ki tüketicilere tanınan haklar konusunda yeni hükümler getirilmiştir.Bu hükümler ile yayın organlarının okuyucularına yönelik satış kampanyalarının hangi süre için ve ne şekilde tanzim edecekleri esasa bağlanmıştır.Burada ki anafikir daima tüketicinin her türlü hakkının güvence altına alınmasıdır.4077sayılı kanun tüketicinin ekonomik çıkarlarını koruma açısından Avrupa düzeyinde düzenlemeler taşıdığını ve  bu nedenle iyi uygulandığı taktirde tüketiciye çağdaş imkanlar yarattığını belirtmemiz gerekmektedir.
Tüketicinin yasal hakları ve korrunması